Sorun dil bilgisi değil, zamanlama
İş İngilizcesi sınıflarımıza gelen yöneticilerin ve uzmanların çoğu B1–B2 seviyesindedir: yazışmayı rahat yürütür, sunumu hazırlayarak yapar. Zorlandıkları yer toplantıdır: konuşma hızlı akar, söz almak için doğru anı bulamazlar, cümleyi kafada kurarken konu değişir. Çözüm, sık kullanılan kalıpları otomatik hâle getirmektir; kalıp hazırsa zihin içeriğe odaklanabilir.
Beş durum, yirmi kalıp
1. Söz almak
- “If I could just come in here…”
- “Can I add something to that?”
- “Sorry to interrupt, but I think this is relevant.”
- “Before we move on, I’d like to raise one point.”
2. Katılmamak (kibarca)
- “I see your point, but I’m not sure that works for our timeline.”
- “That’s one way to look at it. Another option might be…”
- “I’d be a bit cautious about that, because…”
- “I’m afraid I don’t quite agree. Let me explain why.”
3. Açıklama istemek
- “Could you clarify what you mean by…?”
- “Just to make sure I understand: are you saying that…?”
- “Could you go over the last part again?”
- “What would that mean for our team in practice?”
4. Öneri sunmak
- “What if we tried…?”
- “I’d suggest we…”
- “One option would be to…”
- “How about we revisit this next week with more data?”
5. Toparlamak ve kapatmak
- “So, to sum up, we’ve agreed that…”
- “Let’s make sure we’re clear on the next steps.”
- “Who’s going to take care of…?”
- “I’ll send a short summary after the meeting.”
Kibarlık dereceleri
Türkçede doğrudan söylenebilen bir itiraz, İngilizcede kaba algılanabilir. Aynı fikrin üç tonu:
| Ton | Örnek | Ne zaman? |
|---|---|---|
| Doğrudan | “That won’t work.” | Yakın ekip içinde, acil durumlarda |
| Nötr | “I don’t think that will work.” | Çoğu iç toplantı |
| Yumuşatılmış | “I’m not sure that would work in this case.” | Müşteri, üst yönetim, yeni ekip |
Yumuşatma kelimeleri (“a bit”, “perhaps”, “I’m not sure”) zayıflık değil, iş kültürünün bir parçasıdır.
Kalıpları otomatik hâle getirmek
Kalıpları okumak yetmez; ağzınızın onlara alışması gerekir.
Çevrim içi toplantılara özel
Video toplantılarda söz almak daha da zordur, çünkü beden dili sınırlıdır. Birkaç ek kalıp:
- “Sorry, you’re breaking up a little. Could you repeat that?”
- “I’ll put the link in the chat.”
- “Can everyone see my screen?”
- “I think you’re on mute.”
Kursta nasıl çalışıyoruz?
İş İngilizcesi kursumuzda her ders gerçekçi bir iş senaryosuyla ilerler: proje gecikmesi toplantısı, bütçe görüşmesi, tedarikçi müzakeresi. Öğrenciler rolleri dönüşümlü üstlenir; eğitmen toplantıyı kaydedip ardından dil ve strateji açısından geri bildirim verir. E-posta yazımı ve sunum dili de kursun parçasıdır.
Kalıpları hafta içinde konuşarak kullanmak isteyenler için konuşma kulübü iyi bir tamamlayıcıdır. Seviyenizden emin değilseniz önce seviye tespit sınavını çözün; iş İngilizcesi için B1 ve üstü önerilir.
Şirketiniz için ekibe özel bir program düşünüyorsanız kurumsal eğitim sayfasına göz atın.
Toplantı öncesi hazırlık
Toplantıda rahat olmanın yarısı hazırlıktır. Gündemi önceden okuyup her madde için tek cümlelik görüşünüzü yazın; bu cümleleri yüksek sesle bir kez söyleyin. Teknik terimleri İngilizce karşılıklarıyla bir kâğıda not alın. Toplantı sırasında aklınıza gelmeyen bir kelime için durmak yerine açıklayarak anlatın: “the document we send to the supplier before the order” demek, kelimeyi bulmaya çalışarak susmaktan iyidir.
Toplantı sonrası e-posta
Toplantının özetini yazmak, hem dili pekiştirmenin hem de görünür olmanın iyi bir yoludur. Kısa bir özet üç bölümden oluşur: kararlar, sorumlular ve tarihler. “Following today’s meeting, we agreed to…”, “Ahmet will…”, “by Friday, 14 November” gibi kalıplar çoğu durumu karşılar. Kursumuzda her toplantı simülasyonunun ardından bu e-postayı yazar, eğitmenden geri bildirim alırsınız.
Aksan endişesi
Birçok öğrenci aksanından çekinir. Uluslararası toplantılarda katılımcıların çoğu ana dili İngilizce olmayan kişilerdir; önemli olan anlaşılır olmaktır, kusursuz aksan değil. Vurguyu doğru heceye koymak ve cümleyi bitirirken sesi düşürmek, aksandan çok daha fazla fark yaratır.
Kendi kalıp listenizi oluşturun
Buradaki yirmi kalıp bir başlangıçtır. Asıl işe yarayan liste, kendi toplantılarınızdan çıkan listedir. Üç hafta boyunca katıldığınız toplantılarda İngilizce konuşan meslektaşlarınızın sık kullandığı ifadeleri not edin. Hangi ifadeyle söz aldıklarını, nasıl itiraz ettiklerini, toplantıyı nasıl kapattıklarını yazın. Bu liste, kendi sektörünüzün ve şirket kültürünüzün dilini yansıtır. Derste bu listeyi eğitmeninizle paylaşırsanız simülasyonlar sizin gerçek durumlarınıza göre kurgulanır.
Tedrisa eğitim ekibi



